Ayaz bir kış akşamında şehrin göğe en yakın yerinde sise gömülmüş hayalini izliyorum şehrin göz bebeklerinden… Gözlerinden gözlerime perde perde akarken mazi ansızın hayalime...
Ayaz bir kış akşamında şehrin göğe en yakın yerinde sise gömülmüş hayalini izliyorum şehrin göz bebeklerinden… Gözlerinden gözlerime perde perde akarken mazi ansızın hayalime...
Bulutlar her kış olduğu gibi Erzurum’un üzerine inmişti. Bir gün önceden yağan kar, geceleyin yerini ayaza bırakmıştı. Ağaçlar kırağı tutmuştu. Çatı saçaklarında buz...
Olduğumuz her şey düşündüklerimiz ve düşünmüş olduklarımızın sonucudur. Buddha. Sıkıntı hissediyordum. ‘Var olmanın tek kaynağı ve tek türediği yer sıkıntıdır’ derdi birisi,...
Her yıkıntı yeni bir dönemin başlangıcıydı. Acıtıyordu elbet, bazen de kanatıyor. Merhem bulunmuyordu bazı yaralara. Hele birde kabuk bağlamadıysa. O son gece,...
Tayin belgem yine elime tutuşturulmuştu. Ordu “Merkez” yazıyordu. Göçebe kuşlardan bir farkım olmadığını, tam düzene alıştığım dakikalarda gelen belgeden anlıyordum. Göçmen bir kuştu...
Bak bu alışkanlığımız geçti Bacaklarım yavaş yavaş çekildi Bütün çiğ düşüncelerim bir anda da pişti İnanırım ki Azrail çocukları masal kahramanı yaparak öldürür...
Kadın, torbayı omzuna attı, bebeği kucağına, kızı sağına, oğlanları da soluna aldı, “Hia, eaqd alyadin alttaeamul.” dedi. Büyük oğlan, “Hayaa” dedi, “eaqad...
”Göklerden dert yağacak.. Göklerden dert… Gelecek..” “Tık-tık-tık”… Kendinden önce yürüyen asasının sesi. Söylediği sözlerle ahenkte bu sesler: tık-tık-tık… Sokağın sessizliğinde insanın sinirlerine dokunuyor....
Yağmurlu caddenin ve hüzünlü sokağın isteklerine uygun bir gündü. Cenaze aracı, defin edilecek kişinin bulunduğu apartmanın önüne geri geri yanaştı, sol arka tekeri dışında...