banner
BENİM EVLERİM

Tevekkeli, keyiften değildi gezdiğimiz. Babam öğretmendi. O il senin, bu ilçe benim gezmediğimiz yer kalmadı. Güneyin sıcaklığını, kuzeyin uzun kış gecelerini, sınır boylarındaki jandarmanın postal sesini, dağların dudak çatlatan soğuğunu, deniz kıyısındaki karabatakların bitmeyen coşkusunu hiç unutamam. Kendince zor ve güzeldi o yıllar. Kimi zaman bilmediğimiz bir dilin içinde kaybolur, şiveden şiveye geçer, yabancı olduğumuz ..
Devamını Oku…

banner
ALELÂDE BİR SİNEK

Bir gün oturmuş yazı yazıyordum, uçarak açık duran pencereden içeri girdi ve maceramız da böylece başladı. Saçlarıma kolay taransın diye sürdüğüm ve içinde etil alkol bulunan kolonyanın kokusundan sarhoş olmuş gibi etrafımda dönmeye başladı. Elimle onu savuşturmaya çabaladım; hiç oralı bile olmadı. Sen misin, iyilikten anlamayan diyerek, çok yönlü kullandığım büyük makası elime aldım. Ben ..
Devamını Oku…

banner
AKDENİZ

Irmağın kenarındaki bataklıkta bir avuç toprağa tutunmaya çalışan zümrüt yeşili söğütleri izliyorum. Söğütler, yorgun bir çocuğun uykuya yatması gibi ince yapraklarını rüzgâra bırakmış. Öğle sıcağında salınıp duruyorlar. Kadife kumaşa benziyorlar uzaktan. Parlak ve yumuşak. Kıvrılan ırmağın arkasında beliren uzun kavak ağaçları bu kısa söğütlere gölge yapıyor. Karşıki dağlara doğru uçsuz bucaksız tarlalar uzanıyor. Dağın yamaçlarındaki ..
Devamını Oku…

banner
HİSLİ DORU AT

Tevfik, harmanları kaldırmış, cebi bol para görmüştü yine bu güzün. Eğlenceyi, sazı sözü seven Tevfik’in cebinde öyle uzun boylu kalmazdı para. Herkes Tevfik’in parasını nerelere harcadığını iyi bilirdi. Ulu atalarından beri en az bin baş koyunu olmazsa ona sürü demeyen Aksaray’ın Yeşilova’sından Tevfik’in baharda Hasan Dağı’ndaki yaylada kuzulamış koyunlarından sattıklarından kazandığı, koca bir yılı devirmeye ..
Devamını Oku…

banner
SEN OLUNCA

Seviyorum geçmişimi, seni Sen olunca fikrimde Sakin geliyor kalabalıklar Issız gecelerde seni hayal ettiğim gökyüzü Gündüzleri kır çiçekleri, papatyalar topluyorum sana, Tel tel saçlarına. Sen olunca hayatımda Geceleri gizlenen yıldızlar, gündüzleri gözlerimi kamaştırır O an gözlerin geliyor aklıma Gülüşünü, bakışını sevdiğim Ben, ben oluyorum aslında Sen olunca. Atilla Tunçer

banner
İHTİYAR VE DENİZ

Saatin kaç olduğunu bilmiyordu Erwin Marlon. Pekte umursamıyordu aslında. Uzun zamandır uykusuzluk sorunu yaşıyordu. Böyle gecenin en olur olmaz anında uykusu kaçar, o da ne yapacağını bilemeden saatlerin geçmesini beklerdi. Yatağında hafifçe doğruldu. Bir süre öylece oturduktan sonra öylece oturduktan sonra ayağa kalktı. Ses çıkarmamaya çalışıyordu.   Bunu neden yaptığını bilmiyordu.  Bu küçük kulübede yalnız yaşamayı ..
Devamını Oku…

banner
YENİ BİR YILA GİRERKEN

Yeni bir yıla daha girdik. 31 Aralık gecesi, bütün sorunları geride bırakmış gibi mutluyduk hepimiz. Alkışlarla, şarkılarla, türkülerle, danslarla karşıladık yeni yılı. Oysa geçen yıl aynı zamanlarda da bu yılı aynı şekilde karşılamamış mıydık? Daha önceki yıllar için de aynı seremoniler uygulamıştık elbette… O gün saatler gece tam 12’yi vurduğunda sihirli bir dünyaya atacağımız ilk ..
Devamını Oku…

banner
ÇİLEK YÜZLÜ ÇOCUK

Çilek yüzlü çocuk, Gülümsüyor çıtırdayan odunlara Isınma kaygısından değil, Merakından şöminenin karşısında… Közlerin kırmızısı cezbediyor onu, Alev al, tuğlalar al, Yangınları seyreden Çilek yüzlü çocuğun yüzü al…   Bilsen neler yaşadık biz, Bir anda Nice umutların yok oluşunu gördük. Ah çilek yüzlü çocuk ah! Kurunun yanında yanan yaş odunlar gibi Yandık hedefsiz yarınlarda…   Harika ..
Devamını Oku…

banner
MOR SOKAKTA HİSSEDİLEN ÇÖL SICAKLARI

Ne gölge kar etti sıcağa, ne de üst üstte alınan banyolar… Deniz ya da ırmak lazımdı serinlemek için ama deniz de ırmak da buralarda ne gezer.  Göğe yükselmiş apartmanların arasında kaybolmuştu rüzgâr.  Şehrin tam ortasında kavruldu ahali. Çöl sıcağı gelmeden önce çekirgeler bastı mahalleyi sonra da sivrisinekler. Derken öyle bir sıcak bastırdı ki, nefes almak ..
Devamını Oku…

banner
DÜŞ ŞEHRİNİN ÇOCUK YÖNETMENİ

Birkaç yıl önce…  Sıcak bir yaz mevsimi… Bir kurum için belgesel film hazırlıyoruz o zamanlar… Ödenek çok yüksek değil, yedi-sekiz kişilik bir set ekibimiz var. Proje için aradığım yönetmenler epey para istemiş. Sallamışım hepsini… “Ben yaparım yönetmenliği neyim eksik!” Güneydoğu’nun unutulmuş bir şehrindeyiz… Bir hafta öncesinde Didim’deki yazlığımda deniz mavisini çekmişim içime… Şimdi bu gözden ..
Devamını Oku…