AN MEKÂNSIZLIK An an üstüne bindi Zaman taştı nil gibi Gün gün üstünden geçti Kanatları ufukta öylesine korkusuz Uzaklaşıp göçtü bilinmeze Ben...
kırmızı bir yumak
mâî bir kubbe
bize gülünç gelen fırtınalar
bir kusur işlediysek bize göster
telaş içinde günler
içimde hafifliği kokuyor
dışarıya taşan çatısından damlıyor
“Seni seviyorum” düğüm parçaları
hiçbir ipin ihtişamı yok, koparken
sesler bağırıyor kendini
üstüme eğiliyor gözlerim
bir kenara çekiliyorum
bir ölümlüyü yoldan çıkarıp
gökyüzünü açarak
düş, tüm dallarından
kalbini gıdıklayan kanat parçasını uç
eğelememiz mi gerekir yavaşından
hayat geçiyor göz önünden
sırtımıza dünya hırkasını örerek
Enûma Eliš
