NOKTA yüzün başka bir ülkenin rüzgârı uğrak yerinden kanıyor yaramız sensiz bir damla düşmez yere aynı tekneden geçirdik ekmek yaptığımız hamuru sabah olunca...
Başlarken ıssız boşluk
Her yer toz duman
Hayatın başlangıcı
Kurulan ilk istasyon
Gürültülü kalabalıklar vurdum duymaz
Oynaşır çocuklar şen şakrak
Canlanır o anda bu istasyon
Yıllar yorar giderek
Hem istasyonu
Hem yolcuları
Hem neşeyle oynayan o çocukları
Zaman yine eskitir istasyonu
Yolcu eder insanları…
Adil Başoğul
