GARİP VELİ İLE YEŞEREN ŞİİRİN ARKA BAHÇESİ Bazı şiirlerini ‘Mehmet Ali Sel’ adı ile yayımladı. Asıl adı ise Ahmet Orhan’dı ama babasının adı olan...
RUBAİDEN GAZELE SİTAYİŞ
Mahpuslar toplanırdı
Voltalarda
Akşamları
Kaygılar rubai olurdu
Ve gazeller ağlardı
Hayyam’ın rubaileri
Ezbere söylenirdi
Havluda akşam
Lâciverdî bir gazeldi
Akşamın ışıltıları
Raks ederken devranda
Tabutluk hücrelerde yiğitler
Açlık grevinde
Ve bugün direniş
Gençlerin ellerinde
Ah benim
Suçlu gibi boynu
Bükük yalnızlığım
Eğer bir gün
Sen beni kaybedersen
Ya da ben seni
Yani yaşamak
Çam akması karasında
Canına yapışırsa
Yeniden Hayyam’dan
Rubailer hatırla
Ve lâcivert bir gazel gelirse sessizce
Sen merhametle gideceksin bilirim
Bilirim ölüm yalnızlığını
Bilirim ümitsizliği ölüm gibi
Bilirim vurulup yatacaksın
Upuzun bir gazel gibi
Ah sen ne muhteşem şeysin yalnızlığım
Ve ölüm korkusunda Hayyam’ım
Sen yine bir içim gazel getir
Fuzûlî’nin suyundan içir
Ölüm karışsın toprağa
Toprak alsın beni bağrına
İlk halime döneyim
Balçıktan bir testiyim
Bırak sevgili içsin ağzımdan
Bağrına dökerek suyu
Söndüreyim o yangın arzuyu
İşte o eskiden bendim
Şimdi bir gazelim
Şarkılı bir geceyim
Ateşli
Neşeli
Ve raks eden bir deliyim
Ve bu büyük büyülü dünyada
Lâcivert bir gazelim
Öncesiz
Bitimsiz
Dur durak bilmeyenim
Durdurulamayan devranda
Raks ederim
Hapisten önce şarkıcıydım
Aklımda senden
Ezberlediğim o gazel
Bir daha toplayabilir miyim
Parçalarımı bilmiyorum
Bir araya getirebilir miyim
O eşsiz anılarımı
Dinmiyor acılarım fakat
Hayat lâcivert bir gazeldir üstat
Bir görsen geldiğimi
Yalnızlığımı yendiğimi
Yaşamak güzeldir
Beni unutmak eceldir…
Adil Başoğul
