0

RUBAİDEN GAZELE SİTAYİŞ

Mahpuslar toplanırdı

Voltalarda

Akşamları

Kaygılar rubai olurdu

Ve gazeller ağlardı

 

Hayyam’ın rubaileri

Ezbere söylenirdi

Havluda akşam

Lâciverdî bir gazeldi

 

Akşamın ışıltıları

Raks ederken devranda

Tabutluk hücrelerde yiğitler

Açlık grevinde

Ve bugün direniş

Gençlerin ellerinde

 

Ah benim

Suçlu gibi boynu

Bükük yalnızlığım

Eğer bir gün

Sen beni kaybedersen

Ya da ben seni

 

Yani yaşamak

Çam akması karasında

Canına yapışırsa

Yeniden Hayyam’dan

Rubailer hatırla

 

 

Ve lâcivert bir gazel gelirse sessizce

Sen merhametle gideceksin bilirim

Bilirim ölüm yalnızlığını

 

Bilirim ümitsizliği ölüm gibi

Bilirim vurulup yatacaksın

Upuzun bir gazel gibi

 

Ah sen ne muhteşem şeysin yalnızlığım

Ve ölüm korkusunda Hayyam’ım

 

Sen yine bir içim gazel getir

Fuzûlî’nin suyundan içir

 

Ölüm karışsın toprağa

Toprak alsın beni bağrına

 

İlk halime döneyim

Balçıktan bir testiyim

 

Bırak sevgili içsin ağzımdan

Bağrına dökerek suyu

Söndüreyim o yangın arzuyu

 

İşte o eskiden bendim

Şimdi bir gazelim

 

Şarkılı bir geceyim

Ateşli

Neşeli

Ve raks eden bir deliyim

 

 

 

Ve bu büyük büyülü dünyada

Lâcivert bir gazelim

Öncesiz

Bitimsiz

Dur durak bilmeyenim

 

Durdurulamayan devranda

Raks ederim

Hapisten önce şarkıcıydım

Aklımda senden

Ezberlediğim o gazel

 

Bir daha toplayabilir miyim

Parçalarımı bilmiyorum

Bir araya getirebilir miyim

O eşsiz anılarımı

 

Dinmiyor acılarım fakat

Hayat lâcivert bir gazeldir üstat

 

Bir görsen geldiğimi

Yalnızlığımı yendiğimi

Yaşamak güzeldir

Beni unutmak eceldir…

 

Adil Başoğul

 

 

 

Leave a Comment

İlgili İçerikler