En çok kokulu tülbendini severdim. Beyaz ve kenarları iğne oyalı tülbendine sinmiş gül kokusu az da olsa güvelenmesin diye dolabına serptiği keskin naftalini açığa...
En çok kokulu tülbendini severdim. Beyaz ve kenarları iğne oyalı tülbendine sinmiş gül kokusu az da olsa güvelenmesin diye dolabına serptiği keskin naftalini açığa...
Öyle bir bakıştı ki o. Bu bakışıyla bütün düşüncelerini anlatmıştı sanki. Öfke, hüzün, hayal kırıklığı. En çok da hayal kırıklığıydı yüzündeki ifade. Dudakları hafif...
Akıp giden bir nehri seyrediyormuş gibi huzur doluydu içi. Sağrısına yel değmiş tay kadar hafif bedenini bulutlara yaslamış, mavi gök altında yüzer gibi ilerliyordu....
Boz yeşil renkli ardıç çamı ormanıyla kuşatılmış ıssızdaki yazlık evlerin yalnızca damları gözüküyordu uzaktan. Titrek ardıç yeşilinin uzanıp gittiği tepelerde sarı kantaronlar açmış, her...
Annemin, arkadaşlarının Hazna ’dan söz ettiğini çok işitmiştim ya ilk kez, komşularımızdan birinin ölümü dolayısıyla gördüm onu. Ölü, daha ellisine gelinceye dek sayrılık yüzü...
Sabahın ilk ışıkları güne değmeye başladığında, her günden farklı bir zaman yaşamıyor gibiydik. Her güne benzeyeceğini sandığım bir gün daha başlamıştı sadece… Sadece sanmıştım...
İstanbul sancılı bugün. Kundağındaki bebek gibi ağlayıp yanakları kızarıyor. Bir anda bulutlandı etraf. Hiç yok yere neye benzeyecek bu gidiş merak etmemek doğrusu içten...
Tevekkeli, keyiften değildi gezdiğimiz. Babam öğretmendi. O il senin, bu ilçe benim gezmediğimiz yer kalmadı. Güneyin sıcaklığını, kuzeyin uzun kış gecelerini, sınır boylarındaki jandarmanın...
Bir gün oturmuş yazı yazıyordum, uçarak açık duran pencereden içeri girdi ve maceramız da böylece başladı. Saçlarıma kolay taransın diye sürdüğüm ve içinde etil...