Nefes nefese kalmış kalbi bir yere çökmenin verdiği rahatlığın hazzını yaşarken yaprakları dökülmüş ağaçlara bakıp yaşlılığın ne demek olduğunu iyice anlamaya çalışıyordu....
Nefes nefese kalmış kalbi bir yere çökmenin verdiği rahatlığın hazzını yaşarken yaprakları dökülmüş ağaçlara bakıp yaşlılığın ne demek olduğunu iyice anlamaya çalışıyordu....
Annemin deyişiyle, ailede gelmiş geçmiş urasalı tek oğlan çocuğu benmişim. Bana gelinceye değin annem, birisi kız dört doğum yapmış; ama tümü on gün bile yaşamadan...
O, işe başladığı günden beri, ömrü boyunca hep, ‘yıldırım demirinin en iyi çelik olduğunu’ söyler dururdu. Tezgâh kurduğu ilk günlerde, işinden hoşnut...
Pencere kenarındaki tek kişilik karyolayı gösterip; “Yatacağınız yer burası.” dediler. Pencere arka bahçeye bakıyordu. Büyük kestane ağacı camları delip içeriye girecek gibi. “Özel...
İhsan Bey, 5.6.2016 / İ. Efendim, bendeniz çevresinde, eski kitaplara olan düşkünlüğüyle maruf bir zatım. Düşkünlük derken sıradan bir kitap meraklısı gibi düşünmeyin...
On dört dersten bitirme sınavına girecektin. Sömestri karnende bunun onu bir, biri üç, ikisi beş, biri de altıydı. Betül Hoca, “Bak İlyas” dedi...
Satrançta son hamleydi genç kadının yaptıkları… Yorgunluklarını birbirine yaslanarak gideren umur görmüş ahşap evlerden birinin üst katında oturan genç kadın; insaniyetinin olanca azgınlığını...
Bir sabah berbat bir koku ile uyandı. Burun deliklerini yırtarak insanın beynini dolan nemrudî bir koku. Çürümüş et kokusu ya da lağım patlamış...
Çocuklar, son günlerde eskisi gibi gelip gitmez oldular. “Osman’ım, Halil’im, Zeynep’im, Ayşe’m, Güldane’m…” Şalvarın anını* kaldırdı ve uçkuruna soktu. “Öyle özledim ki sizleri…...