0

Selam sana gecem,

Selam alnımın akı, ya da karası

Bâkir bedenim.

Saklı kentin sırdaşı, çingenem.

Sıcaklığı ellerinin,

Son arzumdan da öte

Daha derin düşlerimden.

Yıldız kayması adımlarım,

Bir meteliğe olan ahımı

Yuvarlarken topuklarımdan,

Kaç cemre düşmüştü de

Dilek taşına bağlı hayatıma,

Her seferinde sevincim

Delik potinlerimden

Vurmuştu yüz akıma.

Ardıç kuşu;

Tarla kuşu oldu da

Ben evrilemedim.

Çöl sıcağı dudaklarımı

Ve kutup soğuğu ellerimi soğururken

Kerameti asasında olanın

Kehribarından kan damlıyordu.

Çingenem…!

Dolaş yazgımın koyak labirentlerinde

Bir muştu ver, göz avazıyla

Ya da

Çatal dilinle bir damla zehir…

Zaten

Düştüğünde ellerinden ellerim,

Öldüğüm andır.

İsmail Türkdoğan

Leave a Comment

İlgili İçerikler