bana geri verin boya sandığımı eski günlerime yürümek bembeyaz bulutlara binerek maziye dönmek istiyorum küçücük eski tahta bir sandık içinde gönlümün bütün renkleri kayıştan...
bana geri verin boya sandığımı eski günlerime yürümek bembeyaz bulutlara binerek maziye dönmek istiyorum küçücük eski tahta bir sandık içinde gönlümün bütün renkleri kayıştan...
Nerde kaldı bu otobüs? Daha demin aklımdaydı Yollar, ışıklar, tepe lambaları Boş koltuklar Osman Akyol
Yaşanan şu yoz hayatın Var mı söyle güzel yanı? Silindi tüm hatıralar, Kalmadı maziden anı. Yer değişti, gök değişti Eski dünya çok değişti. Dünkü...
Ey gülistan bedesten nar-ı çiçeğim, Koparın papatya yapraklarını Sevip sevmediğini bileyim. Çürüklerde binlercesi İşbaz karıncalar tek vücut, Azgın dalgalarda çift ıslanan kumrular Ve...
Ben çok yakışıklı değilim O da çok güzel değildi Ama yaralarımız benzerdi Zaten yaralarımdan tanıdı beni Onun gündemi saçlarıydı Benim ise bitcoin Kaldıraç diye...
Başlarken ıssız boşluk Her yer toz duman Hayatın başlangıcı Kurulan ilk istasyon Gürültülü kalabalıklar vurdum duymaz Oynaşır çocuklar şen şakrak Canlanır o anda bu...
Gülün bahçesinde ahlat ağacı dökülmüş çiçeği çorak yamacı ne gözden düşersin ne de baş tacı ömrünü bitiren zaman seçer mi Gülün bahçesinde bir derin...
İlkbaharda doğduk Yazın sıcağında kavrulduk Sonbaharda döktük yapraklarımızı Kışın yüreğimize yağmurlar yağdı Her mevsimi yaşadık biz beden kafesinde Ve bir gün ilkbahar yine geldiğinde...
merak ediyor belli neden şemsiye giymediğimi kapalı havaların çaylağı İspanyol paçalı uçuşlara katılmadığı nasıl /da yağmurluk bi kuş kanadıyım yine toprağı mı saymış bilmem/eliyim...
son sözümü söylemedim bilesin arzu ile doluyum yüreğim seninledir ferman kâr eylemez değişik bir duygu bu uğur böceğidir dolanan başımda rüzgarla sesin gelir kulağıma...