Esirgenen ışıkları arar aydınlıklar… Dönüşen anlaşmazlıklarla Anlaşılmazlığı sonra Durgun köşe minderlerinde Tanıdık bir yüzün hayalinde Gülüşleri yutan zamanlarda Şavkı kayıp sokakları dinler Aşılmaz eşik...
Esirgenen ışıkları arar aydınlıklar… Dönüşen anlaşmazlıklarla Anlaşılmazlığı sonra Durgun köşe minderlerinde Tanıdık bir yüzün hayalinde Gülüşleri yutan zamanlarda Şavkı kayıp sokakları dinler Aşılmaz eşik...
Gladyatörlerin ve onlarca katibin arasından sıyrılıp geçti yüce Seneca Roma halkına seslenmek için. İhtişam, törenler ve onlarca zafer karşısında en yüce ruhlar bile aciz...
Dünya ne kadar küçük biz ne kadar büyüğüz verince el ele evren ne kadar küçük dünya ne kadar büyük verince herkes el ele Kiriş...
Netjer medu kutsal gücün yazısı Haydi git Benden bu kadar Bu kaçıncı kuş öldürdüğün kalbimde Haydi git Bu son veda edişim belki de Aşkın...
Gül gibi olabilir misin? Söylesene, bedeninde onlarca dikenle Bir gül gibi açabilir misin? Hem kanarken, hem güzel kokabilir misin? Sevgi uğruna koparılmayı göze alabilir...
karanlık çekilince başlıyor karanlığımız acıya saplanmış nefesimizle kendi sesimizin yankısını arıyoruz sen gözlerini esrik uykulara teslim ederken ben ömürlerini sana bağışlamış yıldızlara ay ışığı...
Cazibesine ihanet eden şiir! Sen de gel beriye Seyreyle allı morlu yazgıları Saklambaç şimdilerde içimizde sessiz Kahkahalar var oynak gecenin içinde Nakış nakış işlenmiş...
İnansam güçlü olacağım çocuğun derdini mayalayan dünya da Şekerleri yere düştükten sonra tek ilâhla tanıştığını öğrenen boğuk kalan yüzlerini Paslanan parmaklıklara en çok benzeyen...
Kazması omzunda yenik ve mağrur bir kaşık Ferhat Dağ yaralı Şirin sudan ucuz Osman Akyol